Neticede devlet çok abartılı bir polis, asker gücünü devreye sokarak ve buna dayanarak kitlelerin Taksim Meydanı’na girmesine engel olmuş oldu. Fakat bu hiç de 1 Mayıs muharebesinden devletin zaferle çıktığı anlamına gelmiyor. Rahatlıkla söylemek gerekiyor ki, “ayaklar baş olursa kıyamet kopar” korkusuyla hareket eden sermayenin bu gözü dönmüş saldırganlığı, sınır tanımayan bu devlet terörü, işçi ve emekçilerin, ilerici ve devrimcilerin kararlı direnişi karşısında yenilmiş durumdadır. Her türlü araç gereçle, silahla dişinden tırnağına kadar donatılmış abartılı bir polis gücü karşısında sabah saatlerinden itibaren Şişli’den Cihangir’e, Harbiye’den İstiklal’e kadar sokak sokak, bu direnişi saatlerce aynı kararlılıkla sürdürenler 1 Mayıs’ın asıl galibi durumundadır.